Bir dolma kalem veya bir klavye. Ne fark eder ki? Eskileri okuyunca.. Yazılanları, hissedilenleri, bulunan özenli kelimeleri, yanlış anlaşılmamak adına yapılan dolambaçlı anlatımları.
Eski birşeyleri okudum bugün. Ne yalan söyleyeyim hüzünlendim. Hemde bir hayli! Yeniden yazmak istedim, karşılığında da okumak. Ama korktum cevap gelmez diye, yada heyecanlanır da dökemem içimi diye.

Ya da....
Dökerim de döküldükleri ile kalırlar, toplayanı olmaz diye.
Keşke kalbim usb ile çalışsa, versem eline bilgisayarına takıp açsa baksa
Keşke takıleybıl söküleybıl olsa yada... Bir zarfa koyup gönderiversem.
Bir şiir buldum.
Eskilerdendi. Üzdü beni.
Nedenini bilmiyorum. Ama sanırım duruma uygun olsun diye aranıp bulunmuş ve gönderilmiş olmasındandır. Yoksa şairi ile aramızda yaş farkı fazlaca :))
Gülüyorum ağlanacak halime :)
Sağlıcakla...
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
CAHİT SITKI TARANCI
CAHİT SITKI TARANCI