tüketim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tüketim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2012 Pazar

Anneler günü


Yeni bir tüketim gününe hepiniz hoşgeldiniz.

Bildiğiniz gibi antik çoğu tanrı ve tanrıçanın annesi Rhea için, veya Kibele için ilkbahar aylarında, farklı tarihlerde festival tadında kutlanan bir günü kutluyoruz bugün. Ancak sonraları kafalı bazı insanların tek tanrı fikrini geliştirmesi ve özellikle bu kadar çok tanrıyla başa çıkılmasının güçleşmesi, kurban yetiştirilememesi falan derken "tanrıların anası" olgusu da zamanla tüketilmiş oldu.

24 Nisan 2012 Salı

Lorak's


Animasyon filmlerin çocuklar için olduğunu düşünür çoğu kimse. Bir şekilde gerçek olmayan, gerçek dışı çizgi karakterler üç boyutlu hale gelmiştir ve gerek seslendirmeleriyle, gerek müzikleri veya görsel efektleriyle çocuklar için yapılmıştır.

Yalan.

17 Nisan 2012 Salı

Hadi yiyin


İzlediğim bir kaç videonun etkisi, ideolojik olarak 'insanın tüketimi için hayvan üretimi'ne ters ters bakışım ile birleşince tavukla ilişiğimi 1 yılı aşkın bir süre önce kesmiştim. Kısa bir süre önce sadece kıyma ve salam olarak tükettiğim eti de hayatımdan çıkardım.

Marketlerde ilgili reyonlarda bulunan tavukları plastik ördeğe, yumurtaları ise naylon çoraba benzetiyorum. Çünkü tavuklar

16 Nisan 2012 Pazartesi

Dünyanın mikrobu!


Irkımız, hızla üreyen ve etrafa yayılan bakteriler, mikroorganizmalar!

Irkımız, yaşamını sürdürebilmek için çevresindekileri sömüren asalaklar!

Irkımız; doyumsuz, kibirli ve nankör!

11 Nisan 2012 Çarşamba

Uygarlık, medeniyet.. Ne ola?


Birkaç ay evvel, hiç alakam olmadığı halde bir röportaj yapmış ve şöyle bir soru sormuştum muhattabıma;

"Ulaştırmaya verilen önemin, bir toplumun uygarlık düzeyine işaret ettiğini söyleyebilir miyiz?"

- Tabi ki... Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkeler var. Bunlara farklı açılardan baktığınız zaman ölçüyü görebilirsiniz. Ben şöyle bir örnek veriyorum; "zenginlik ölçüsü ne?" Milli gelir. 
.. şeklinde giden bir cevap vermişti.

5 Ocak 2012 Perşembe

Yaklaşan hızlı tüketim günü: sevgililer günü


14 şubat gününe sayılı gün falan olmamasına rağmen (bana göre), sevgililer gününde; yenilsin, içilsin, tüketilsin, alınsın, suyu çıkarılsın diye malum müşterilerimin ürün ve hizmetlerini satmak için şu tarihlerde görsel çalışmalar yapıyorum.

İşim gereği sevmediğim şeylere el-ayak oluyorum, maşa olarak kullandırtıyorum beynimi.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Girdiniz mi yeni yıla?


Hızlı hızlı hazırlanan 10 dk. da yenilen ve fütursuzca "ay ben çorba içip gelmiştim" şeklinde saygısızca tabakta bırakılan yemekler, ipini koparan kafayı yemiş çocuklar (Mercan dahil) ve "ay biz hiç yerli vodka içemeyiz, rus içeriz" şeklindeki anlamsız böbürlenmelerle geçen yılbaşı (! neye göre, kime göre) akşamının ardından başka birşey yok zihnimde. Artan mezeler ve o mezelerle 3 ekmeği katıp edip doyabilecek 8-10 kişiyi düşündüm sadece. Bir daha böyle bir organizasyon da yapmayacağım sanırım.

27 Aralık 2011 Salı

İnsanın aç gözlülüğüne karşı, hayvanların hakları



Victoria's Secret kozmetik ürünlerinin testlerini hayvanlar üzerinde gerçekleştirmiyor. -muş...

Bilemedim ben. Neden kimi ürünlerinde gerçek kürk kullanıyorlar ki acaba?


Bugün malesef (hala) 50-90 milyon arası hayvan, bilimsel araştırmalarda deneylerde kullanılarak çeşitli acılara maruz bırakıldığı tahmin ediliyor. Gerçi son 2 yıl içerisinde bu konuda çoğu firma politikasını değiştirerek testlerde hayvan kullanmaya son verdiklerini açıkladı. Ancak bitti mi, hayır bitmedi! Biyoloji, genetik, biyomedikal, kozmetik ve toksikoloji testlerinde hala hayvanları kullanıyorlar.

15 Aralık 2011 Perşembe

yerli malı yurdun malı, herkes onu yemeli!

"Yerli Malı Haftası"nı illa kutlamaya çalışırsanız böyle olur işte. Neden kutlamaya çalışıyosunuz oysa ki? Biliyorum sizin suçunuz değil 'sistem böyle' ama bu sistemi kim kurmuş böyle?

4 yıllık kreş/yuva yaşantımızda her sene illa ki bir yerli malı haftası etkinlikleri çerçevesinde açları hayrına doyuruyormuşçasına okula yiyecek gönderdik durduk. Çerez, meyve, ev yapımı hamurişleri...

17 Aralık 2010 Cuma

onun malı, bunun malı, herkes onu kullanmalı

Yerli malı haftasında çocukları yerli malına özendireceklerine, tutumlu olmayı öğreteceklerine abuk subuk yedirip "nasıl obez olunur"a giriş yaptırıyorlar insanlar acaba farkındalar mı?

1 hafta evvelinden evlere pusulalar geldi.

18 Ekim 2010 Pazartesi

domatesten girip koçtan çıktım

Dünyanın en pahalı memleketlerinden biriyiz. Neredeyse en pahalı benzinini yakıyoruz, en pahalı etini yiyoruz, hatta büyük bir çoğunluk yiyemiyor.

Şimdi bunlara bir de domates eklendi. Domates yaaaaa. Domates ulennn! Haftasonu bizim manavda 5,50 tl idi, ancak aldığım duyumlara göre semt semt değişiyormuş. Cihangir'de falan 10 tl imiş... yuh diyorum.


19 Mart 2007 Pazartesi

32. Hafta

İklimsel deformasyon, mevsimlerin saçmalaması, hayvanların ne halt edeceğini bilemeyip sürünmeleri ve yok olmaları, sel, kuraklık, buzlanma, kumlanma, karıncalanma, .. bla bla son derece gereksiz ve lüzumsuz şeylermiş anladım. Bence gayet üzücüydü benim okurum benim bloguma gelir ağlamadan çıkmaz bilirim ama bu sefer ya ağlamaktan telef olup gittiler, yada ilk 3-4 görünce arazi oldular :))

Canları sağolsun. arada sırada değinmemiz gereken, paylaşımlarla neler yapılabileceği konusunda bilinçlenebileceğimiz son derece gerçek, somut bir durumdu..

Neticede bu Mercan'ımın güncesi...

"Seni beklerken bak neler neler oldu?" diye sonradan yapılacak gereksiz ve muhtemelen iplenilmeyecek diyalogların eş zamanlı kayıtları.

Çocuk bana 10 sene sonra "anne sizin nesil ne malmış, ayakta mı uyuyodunuz çok mühim işleriniz mi vardı, dünya birden bire mi bu hale geldi, kimse bi tuhaflık olduğunu farketmedi mi" dese yada 1. sınıfa başladığında öğretmeninin "şimdi kitaplarınızın bilmem kaçıncı sayfasını açın" demesinden sonra karşılaştığı 'öncesi' ve 'sonrası' resimlerini getirip burnuma dayamaz mı?

Dayar... Şimdiki çocuklar zehir gibi.

4-5 yaşlarında gözlerine kestirdiklerine çıkma teklif ediyor, anne-babalarını "oynııııcas biiiis" diye kekleyip oyun odasında ilk öpücüklerini veriyoırlar.

Şahit oldum; erkek çocuklar kızları, kız çocuklar da erkekleri çekiştiriyor. Bir nevi uzaktan kesmece.. ve sonrasında herhalde birbirlerine ayarlıyorlarmıdır nedir artık :))

Tekerlek kadar boylarıyla arabalardan konuşuyorlar..

Karizmaları çizilmesin diye "anne yaaaa bırak" diyerek ok gibi fırlıyorlar arkadaş ortamına girildiğinde !..

Ama ben şu an onun göbeğime yapıştırdığı patisini yakalayıp "küçük kurbişim" diye seviyorum, kendini yalnız hissetmesin diye sürekli konuşuyorum, konuşacak saçmalık bulamazsam müzik dinletiyorum. Hayatım boyunca bir an olsun aklımdan çıkmayacağını ona anlatabilmek, sevgimin ne kadar kayıtsız şartsız olduğunu gösterebilmek için.

Verdiği acılar yüzümde tebessüm, bir anlık durgunluğu gözlerime yaş oluyorsa, bilsin ana gibi yar var mıymış diye...

Ve günün birinde, çok çok büyümeden hatta.. Gelip tepeme etsin diye :))





14 Şubat 2007 Çarşamba

Valentinus!.. Toprağın Bol Olsun!





























Bir güle en az 30 YTL bayılınan, kırmızı dondan kırmızı atkıya bereye, fincana, ayıya börtüye böceğe herşeyin üstünüze üstüneze geldiği şu gün aslında Aziz Valentinus'un öldürüldüğü gündür.


Hani eceliyle de ölmemiş, kıtır kıtır kesmiş veya öyyk diye boğmuşlar.

Yavuklusu Julia'da gömüldüğü yere gider pembe çiçekler açan badem ağacı diker! Ama tabi Valentinus'un ölümüne dek geçen olaylar bu ölümü özel ve anılmaya değer kılmıştır.

Çünkü zamanın denyosu Roma İmparatoru II. Claudius kadın erkek ilişkisine öyle bir zalimce yaklaşıyormuş evlenmeyi bile yasak etmiş. Onun için varsa yoksa savaş. Hadi gelin asalım keselim...

Tüm erkekler askere gitsin, kadınlarda artık salatalık yetiştirsin!

Neyse..

Yani aslında birbirimize hediye almamızı gerektirecek hiçbirşey yok bunda. Oturup fatiha falan okunabilir belki.

Zaten olayın özüne bakacak olursak sağı solu kırmızı görüyor olmamız işin hangi boyutlara ulaştığını gözler önüne serer.

Julia pembe çiçekler açan badem ağacı ektiyse ve bu yüzden dostluk ve sevginin simgesi badem ağacı ise kırmızı kalp taşıyan ayılar neden?

Ben beni ilgilendiren kısmına bakarım :)

Minik sefkilime bol meyve, biraz baby einstein serisinden melodiler, bol bol okşanıp sevilmeler...

Ve kucak dolusu öpücük oğlum. Seni hiçbir zaman bırakmayacak olan sevgilinden..