Arkadaşlar duygularınızı sömürdüğüm için üzgünüm, ancak o gün ağlama seansım esnasında biryerlere iz bırakmalıydım. Sanki sonrasında Shaloyla yüzleşeceğim de, gidişine gerçekten üzüldüğümü kanıtlayabileyim diye...
Bilmiyorum. Tek bildiğim çok üzgün olduğum, ve boşlukta olduğumuz. Evde karı koca birbirimize "kıllıııı" veya "pisiiiiii" diye seslenir olduk bir kaç gündür, bir kıllıya çemkirmek dilimize pelesenk olmuş!
Merak edenlere, veya benim izzah edemeğim önceki bloguma istinaden...
Shalo evden kaçmadı, yani kaçtı 1-2 ama rahatlayınca evde pısıp karın büyüttü. İki hamiş rekabet halindeydik son 1 aydır karın büyütme konusunda!
Kıllı kızım Şelale 25 Şubat Pazar günü, karnında 6 haftalık 4 bebişiyle yeni bir yuvaya gitti.
Onun da en az benim kadar ilgiye muhtaç oluşu, ancak benim kendime zor bakmamdan..
Hamileliğin getirdiği lüzumsuz titizlik hastalığından...
Burnuna tüy kaçsa bunu asla anlatamayacak olan minik Mercanımın gelişinden
ve türevi sebeplerinden ötürü.
Haberini alıyorum, geceleri taşıma sepetine girip "mır mır mır" söyleniyormuş...
Bu arada hiç aklıma gelmedi Şaloya yuva aradığımızı yazmak. Belki buradan bir zavallı kurban bulurduk kendimize.
En azından resimlerini görürdüm :(
Sevdiklerinizin kıymetini bilin,
Onları bol bol dinleyip,
Gözlerinin içine bol bol bakın
Ve daha geç gerek duyun, durup düşünmeye :)
Herkese sevgiler
şelale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şelale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Şubat 2007 Çarşamba
26 Şubat 2007 Pazartesi
Seni Seviyorum

Geldiğin gün su içmeye halin yoktu
Sesin çıkmazdı, arkamızdan sinsi gelir sonra tarafımızdan ezilerek adeta korna gibi öterdin.
Süt içmeyi hiç bilemezdin
Ne eldivenler deldik
Ne biberonlar aldık sana içesin diye
Sen kafanı göğsüme dayayıp uyumayı tercih ettin
Gözlerin kapalı, yüzün gözün yara içinde
Ne çirkin birşeydin öyle!
Her sabah uyanıp bekledin kutunda, biri gelip alsın seni diye..
Ne gören gözün, ne koku alan burnun vardı
Başka çaren mi vardı mum gibi dikilmekten başka
"Ölecek bu" dedik
"Yazık, ölecek!"
3. gün çızırtılı birtakım sesler
Şimdi hatırlamıyorum 5 veya 6. gün hırıl hırıl seslerle yatağımdaydın, kıllı kızım kokumuzu almayı başarmış ve yatağımıza gelmiş!
Ne büyük mutluluk
Ama bir de boğazına birşeyler gitse!!!
Bir tasmacık aldık sana.
Çıngıraklı
Gittiğin geldiğin yeri duyalım da ezmeyelim seni diye...
Aldığımız gün o kürdan boynuna uysun diye kaç delik açtık bilmiyorum.
Ama geçen zamanla o delikleri bir bir nasıl doldurduğunu hiç bilmiyorum!
Gün geldi büyüdün, tabiri caiz ise resmen kocaya kaçtın
Ben "öldü kızım" diye balkonlarda ağlarken sen kimlerle fink attın
Yapma Şelale, dur şelale, hayır şelale, geber şelale... diye bağırmalar
Her zaman tam vaktinde akla gelen sırnaşmalar
Dilerim sırnaştığında bacağını savurmasın kimse sana
Dilerim akşamları babacığın gibi ellerinde saç fırçası, çirkin tüylerini tarasınlar
Dilerim saatlerce sana top atıp oyun oynayabilsinler
"Bir kaç gün sonra geçer" diyoruz şimdilerde ancak, bilmiyorum geçecek mi?
Her yerde, ve herşeyde senden izler var.
Başta koltuklarım olmaz üzere :)
Sabah beni uyandıran yok, yediğim yemeğe musallat olan, kek hamurunu kaseden sıyırmaya ortağım yok!
Sarı köpüş emekli oldu!
Ama hiç bir yırtığını dikmedim. Belki baktığımda daha çok ağlamak için..
Her sene elime aldığımda "ah şelale" deyip iç geçireceğim yılbaşı süslerimiz
Ve minyatür bir de çam ağacımız var
Sağdaki soldaki hiç bir süs eşyam sağlam değil, gözü çıkan mı ararsın, tüyü yolunan mı, dalı kemirilmiş mi..?
Evin bir parçasıymışsın da haberim yok.
Sabah tüm bunları Mercan'a anlatırken ve "herşey senin için..." bla bla.. sı yaparken anladım ki Şelalem, "kıllı kızım" diye sevdiğim bir kediden çok gerçekten benim kıllı kızımmış.
Paylaşamadığımız battaniyeler, kızdığımda gidip sığındığı sabahlığım..
Evimi yakıp gidesim geliyor şu an, onu evinden ettim diye.
Daha fazla duygu paylaşımı yapamayacağım, sözün bittiği yerdeyim sanırım.
Sevgi bambaşka bir şey.
Sevilen bir kıllı kız olsa bile :'(
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)