diş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2008 Cuma

Dişsel...

Mercan Deniz, hafta başından beri huysuz. Yemek yemek istemiyor, başına buyruk istediğini duyuyor istemediğini duymuyor, eşyaları atıyor savuruyor çığlık atıyor, uyumak istiyor uyuyamıyor, uyurken 3 dk. bir şekil yatamıyor, devekuşu pozisyonunda popo havada yüzü koyun yatıyor, paldır küldür dönüyor yuvarlanıyor.... Belli ki diş geliyor!

Oğlumcan ön dişlerinden (2 alt 2 üst) sonra azı dişlerini çıkardı. Ancak işin tuhaf yanı, ve kendimce utanılacak yanı... Ben bunun farkına varmadım. O kadar kolay çıkmışlar. Bir gün çikolatama göz dikip ver ver diye ağzını açıp çığlık atmaya başladığında "anam" didim! "Sanki bir diş gördüm".. Hayır hayır 2 tane gördüm.
Oğlum alt çeneden 2 azı dişiniçıkarmıştı. Şaşırdım, acayip şaşırdım, inanılmaz hemde. Şaka gibi. Hiçbir belirti vermeden gizli gizli diş yapmış
 oğluma bakın hele.

Ama bu sefer çıkan diş her ne ise (bilemiyorum çünkü ağzını elletmiyor, çok asabi) tam anlamıyla onunda bizimde canımıza okudu. Çok yoruldu, huyu suyu bütün düzeni bozuldu çocuğumun. Dün akşam sabaha karşı ateşlendi. Hemde ne ateş! Hemen bir ağrı kesici-ateş düşürücü.. Soğuk kompres yapmak ne mümkün? Hayatta! Yelleyerek serinletmeye ve rahatlatmaya çalıştık Mercan'ı, zaten sonra ailece uyumuşuz. Sabah uyandığında da yine yorgun ve perişan görünüyordu, ne zaman bir rahatsızlığı olsa kreşte çocukları görünce ayaklandığını bildiğimiz için neredeyse hiç çekinmeden kreşe yolcu ettik yine. Nitekim öyle olmuş. İşe geldiğimde ilk yaptığım şey öğretmenini aramak oldu. "Mercan çok iyi, ateşimizde çıkmadı annesi, yemeğini de yedi, iyi durumu  sen endişelenme  birşey olursa haber veririm" dedi. Nasıl rahatladım. 

1,5 yaşında bile değilken, "çocuk" olmanın dayanılmaz hafifliği ve esnekliği içinde. Kreşte oyun var, eğlence var, arkadaş var. Yatıp uyumak bir köşede oturmak olur mu? Bıdı bıdı alemlere akmış oğlum yine, hatta birde simit gaspetmiş kendinden büyük çocuktan :)))

29 Ağustos 2007 Çarşamba

Peri Meri Beklemeyin....

Uzmanlar sağolsun!

Ya onlar ara sıra anlaşılır oluyor yada ben ara sıra anlıyorum ve uyguluyorum anlatmak istediklerini.

Haklılarmış.

3-6 ay arası bebekler günde maksimum 15 saat uyurlarmış. Bu hakkın çoğunu gündüz kullanırsan gece doğal bebeğin uyumazmış. Gündüz uykusu 5 saatle sınırlı kalmalı. Gerisini geceye saklıyoruz..

Şimdi bunu anneanneme söylesem "kızım bebek bu. uyku uykunun mayasıdır. gece uyusun diye gündüz uyutulmaz mı çocuk? bebek bu! uyuyacak da büyüyecek" der ki.. sanırım kulaklara aşina gelecek bir replik bu. Hangi uzman önerisinden bahsetsem "kızım bebek bu.." diye başlayan ve yine "bebek bu canım!" diye biten cümleler kuruluyor zira...

Bunu söylemedim bende :))

Evet uyguluyoruz.

2 gündür hayat daha güzel.

İlk günümüz ağlamaklı geçti. Çünkü gündüz uykularına uyanıp, mama içip tekrar dalmak alışkanlığımız vardı. Denemekten bir zarar gelmez diye düşündüm ve mamasını içirip tekrar uyutmaya çalışmadım. Günlük bir program yaptık. Hem bu şekilde Mercan ile daha kaliteli vakit geçirdiğime inanıyorum. Sabah 11:00e kadar oyun halısında çeşitli oyunlar oynayıp avrupa kanallarından çizgi filmler izliyoruz. Farklı diller kulağına cazip geldiği için pür dikkat izliyor mutlaka. Sonra 1-1,5 saat uyku ve meyve saati! Evet artık biz meyve suyu içiyoruz. Elma, havuç-şeftali, havuç-elma olmak üzere 3 alternatifimiz var şimdilik. Tabi ki üzüm, çilek, kiraz, kavun, karpuz da tattırılabilir ancak ara öğün olarak tüketecek kadar büyümedik henüz. Meyve suyunu hazırlarken mutlaka yanıma alıyorum, yaptığım herşeyi anlatıyorum ona.

"Eveeet, muhteşem oranj havucumuz soyundu dökündü şimdi rende zamanııı"

Bazen bir küçük parça eline veriyorum. Hoş onu tutup bilinçli olarak ağzında kemirme olgunluğuna erişemedi ancak ağzına verince gayet güzel kemiriyor. Bu da bir diş kaşıma alternatifidir...

İşimiz bitince önlüğümüzü takıyoruz ve afiyetle meyve suyumuzu içiyoruz. Midemizin yatışması için düz yatıp ayak parmaklarımızı seyrediyoruz. Gözünden uyku akıyor bazen.. "hadi artık uyuyalım" dercesine bakıyor ve "ııığıııhhh" diyor ama anne yemez!

Video izleme zamanı! Baby Einstein serisinden Baby Noah'ı severek izliyor Mercan. 15-20 dk sona biraz mızıldanıyor kimi zaman. Ancak güzel bir kabiliyeti var ki hayran oluyorum. Malum görüntüleri algılama konusunda henüz zayıfız. Ancak kulağımız çok iyi! Müziğe, müziğin ritmine acayip hoş tepkiler veriyor. Hayvan isimlerinin söylendiği es verilen yerlerde koca bir "hiyaah" diyor ki anne kişi hasta olur bu durum karşısında.

İyice haşadı çıkan yavruyu uyutuyorum 15:30-16:00 gibi. 1 saat sonra kendiliğinden uyanıp keyif mamasını içiyor. Baba gelene kadar yine oyun. Balkonda batan güneşin arkasından göbek atıyoruz.

Baba gelince kucakta gezinmece, sohbet muhabbet, ılık bir banyo, yağlı bir masaj ve...

Mışıl mışıl uyuyoruz :)

















Tatlı rüyalar;
Uzmanlara henüz kulak vermemiş anneler :)

Ps: Bebeklerinize ilk 6 ay sadece anne sütü veriniz. Anne sütü verilemediği durumlarda; yetersiz ise veya sütten kesmek gerekmiş ise dr. tavsiyesi ile hazır mamalara geçtikten sonra ara öğün olarak meyve suyu ve yoğurt bebeklere verilmelidir. Emziriyorsanız meyveleri tattırın. Ancak sıkıp suyunu vermeyin. Bu cazip tat onu anne sütüyle yüz göz olmaktan soğutabilir. Ayrıca anne sütünü derin dorucuda saklayarak önümüzdeki aylarda (4. aydan sonra)bebeğiniz için yoğurt mayalayabilirsiniz. Bebeğe verilecek meyve suları da yoğurt da taze olmalıdır. Bu yüzden az miktarlarda birer öğünlük (90 cc yeterli-3-3,5 ay için)) hazırlamakta fayda vardır.

6 Ağustos 2007 Pazartesi

Güzel günler bizi bekler...
























Bugün özel bir gün. Özel ve güzel.
Özelliği şimdilerde farklı bir statüde bulunmamdan kaynaklanıyor belki biraz. Aksi takdirde cinsiyetim itibari ile çeşitli beklentilere düşebileceğim günlerden biri. Tahmin edildiği üzere bir yıldönümü.

Güzelliği bu yıldönümünün kendi hediyesini getirmesinde.

Bugün güzel evliliğimizin 3. yıldönümü. Biz bu 3 yıla ancak bol koşuşturma, 1 kedi ve 1 evlat sığdırabildik. Hah, bir kez de tatil yapabildik :)

3. yıldönümümüzü özel kılan, 3. ayına basan dünya tatlısı Mercan. Ve hediyesiyle... Çıkmak için can atan dişleri ve bol bol gözyaşı

Yani bugün 3'ü bir arada.

3 yıl önce bugün, ki o gün cuma idi... Herkesin cuma namazına gittiği vakit biz koştura koştura nikaha yetişmiştik.

Tarifsiz heyecanlarımızdan etrafa sırıtmaktaydık.

Bir oğlumuz oldu ve bazen hayatın bize sırıttığını düşünür oluyorum. O uyurken mışıl mışıl, yine birbirimize bakıp sırıtıyoruz.

Nice senelere birtanem. En kötü günümüzde bile sırıtabilelim olur mu..?.